terli ve ağlamaklı

unutulmuş sonbaharların vedaları kurumuş kurulan örtmüş üstüme arta kalanları yakmış son tütsüsünü kehanet İstiridye kabuğuna saklanmış masal taneleri böğrüme vuran sızı kanlı sonbaharsın sen sağır bir akşamüstü belki aynı debdebeler topal darbeler çizer hayatı şeytan sofrasına...

Devamı

çözünen yağmurlar

ağlama zafer sanacaklar hıçkırıklarını olma küskün gölgeler sermiş, tüm yaralı sarmaşıklarını ağlama , tutulur ay sen ağlayınca, yüreğimde bir sigara söner gidemem, gitti çözünen yağmurlar gece yumdu gözlerini huzme huzme doldu ışığın diyemem, dedi...

Devamı

şehir

şehir dil senin kandil senin akan damlaları silen mendil senin yırtıp geçen ciğerimi soluduğum şu hava senin limanında bıraktığım elveda asfaltlara döktüğüm ikindi vakitleri, saman altlarım, can çekişlerim, karıştığım sedalar senin dudak moru kan kırmızı ciğer...

Devamı

var

öğütülmüş acılarım var acı da neyse ya da ne kadarını anlatabilirim ki ‘acı’ anlatamam.. anlatılmaz acılarım var demeliydim çok sıradan ama benim için o kadar da yoğun bırakmak isteyip de bırakamadığım bir de...

Devamı

hüznün gömleği

çıldırışın ses kısıklığıydı.. seni bekleyiş… ve bir ton yıllanmış masaldı geçmiş… ve bir o kadar hüznün gömleği dar gelmekte bir beden benden.. uzak kalmışken senden… kaç çocuk gülümsemesi vardı sevgilim...

Devamı

al kına

kayıp dumanlı ve ne idüğü belirsiz başıboş cümleler takılmış peşine tozlu caddelerin özenti yüzlerine yasaktı günbatımı o 'öteki' şehirlerde yasaktı perperişan duruvermek seyrü sefalarda güneşin narince okşaması tenleri,sımsıcak oluvermek nar çiçekleri...

Devamı

AŞK HAKKINDA

Bir çok şey söylenmiş olmalı aşka dair. Onca klişenin ve sözcük yığınının üstüne...

Devamı

küflü yaz

karpuz kabukları düş kurarken denizin koynunda uykusuz takalar alacakaranlıklarda uyumazdım ben bilir misin akşamdan sabaha kalan bir şarap tadı dudaklarda yatağım yastığım dururdu sessiz perdem aralanırdı isteksiz durgunlukları ayıklarken...

Devamı

maun

sanırsın yerigöğü delecek yalnızlığı gizli gizli biriktirilmiş arsızlığı kayıp maun rengi ruh ve d[ört] g[özle] yaralı ve yanık k[anar] her köşebaşı akıttığı yangını ve cansız vücut ve yer ve yeksan ve buruk

Devamı

Kurşini

duvarların pütürlü yüzü gibiydi solgun bezgin tenin nemli düşüncelerin gözlerindeki son kahkahaydı geride kalmış aynadaki yansıyan sesleri son duyuşumdu buluyor bir bir iç geçirişlerin bilinmeyen kasvetli güzergahlar ve sisli gecelerin pespaye ayak izlerinin altında ezilmiş neon...

Devamı

Son Perde

umarsızlığın son çığlıklarıydı bu akşam vuran şehre kızıllar daha kızıl düşler daha sisli ve daha belirsizdi her çehre bu lehçe bunca gerekçe geçiyordu bir tramvayın penceresinden deniz esniyordu ilk ışıklarda yorgun ve taşımak...

Devamı